Otomatik vites


Yıllardır otomatik vites araç kullanırım. Ehliyet alırken 18 yaşında bir kaç kez düz vites araç kullandıktan 8 yıl sonra ilk arabımı alırken hiç çekinmeden Opel Corsa Otomatik Vites aldım. O zaman ki tecrübesizliğimle o aracın Otomatik Vites olduğunu sanmıştım ki kullandıkça aracın otomatik vites olmadığı otomatikleştirilmiş manuel vites olduğunu anladım.

Zamanla anladım ki aracın vites geçişleri sarsıntılı ve yavaş. Tabi o zamana kadar hiç araba kullanmamış biri için velinimet olsada bugün baktığımda yanlış kararmış.

Otomatik vites kavramıyla devam etmeden önce kendimle alakalı biraz bilgi vereyim. Evet ilk arabımı almıştım ve ehliyetim vardı ancak çok fazla sürüş bilgim yoktu. Öğretecek pek kimsede olmadığından tek başıma öğrenmeye karar verdim. Sonuçta bir araba kullanmak ne kadar zor olabilir ki ?

Arabaya baktım 1 direksiyon var, 1 vites var ve 2 tane pedal var. Bende ise 2 kol 2 bacak var. Şimdi herkes derki otomatik vites araba tek ayakla kullanılır. 2. ayak ne işe yarayacak ? Hele ki benim gibi sol ayağınız sağ ayağınızdan 10 kat iyiyse ? İyi ve güçlü olan ayağımı hiç kullanmayacağım boş duracak ve güçsüz ayağımla hem gaz ve hem fren yapacağım. Hiç mantıklı değildi bu nedenle bende radikal bir karar verdim.

  • Bundan sonra hep otomatik vites kullanacağım.
  • Bundan sonra hep sağ ayakla gaz sol ayakla fren yapacağım.

Eğer ki daha önce düze alışmışsanız benim bu yöntem size zor gelebilir. Eğer ki sağ ayağınızı kullanıyorsanız yine bu benim yöntem size zor gelebilir. Ancak benim gibi solak ve ilk kez arabaya alışacaksanız bir sorun yok.

Yıllardır bu şekilde kullanırım ve sürekli ani fren yapmayı bekleyen güçlü bir sol ayağın verdiği güveni hiç abs veremez. Allaha Şükür hiç bir kazam yok. Bir kaç kez reflekslerimin beni kurtardığınıda düşünüyorum.

Emin olun ki 2 pedallı bir aracı 2 ayakla kullanmak , 2 pedallı bir aracı 1 ayakla kullanmaktan en az 2 kat daha iyidir. Refleksleriniz daha hızlı olacaktır. Aksini idda edenler hatta ben senden seri araba kullanırım diyenler olacaktır ki onlara cevabım şudur rakibin ben değilim sen benden seri olabilirsin tek ayakla ancak tek ayakla kullanmak yerine en baştan 2 ayakla kullansaydın, 2 ayaklı sen şimdiki 1 ayaklı senden daha seri olacaktı.

Neyse bu kadar ayak bacak muhabbeti yeter gelelim otomatik viteslere.

Yarı otomatik dediğim otomatik vites var bunların çeşitli isimleri ve modelleri olabiliyor. Sürekli değişken oranlı, tek kavramalı, çift kavramalı gibi çeşitleri ; triptronik, easytronik, mcp, auto6r, multimode, dsg, edc, tct ….vs. isimleri olabiliyor.

Şimdi bu üsttekilerin hiçbirini almayın. Bir kaç çeşidini kullandım ve sürekli sorunlu. Henüz %100 bu sorunu çözen bir firma yok. Varsa bilgilendirin yorum yapın.

Hem otomatik vites destekliyorum hemde gördüğünüz gibi birçoğuna almayın diyorum çünkü pazarlama stratejisi ve maliyet hesabı nedeniyle firmalar ucuza kaçıp kalitesiz ürün piyasaya sürmeye devam ediyorlar. Otomobil firmaları bu araçlara ve otomatik viteslere 2-3 yıl garanti veriyorlar ve garanti süresince çıkabilecek tüm masrafı karşılamayı kabul ediyorlar çünkü biliyorlar ki garanti bittikten sonra toplayacakları para çok çok daha fazla ve karlı.

Peki ne almalıyız. TAM otomatik vites almalıyız. Tam otomatik viteslerde de çeşitli sorunlarımız var tabii ki. Mesela seri araba kullanmak istiyorsanız geleneksel tam otomatikler buna izin vermez. Gaza basarsınız hızlanmaz, sollamada güvenilmez. Bazılarında bu sorunlar sport mode ve kickdown gibi özelliklerle giderilmeye çalışılsada arabada tam hakimiyet kurulamaz.

Peki geriye ne kaldı dersek geriye kalanlar yeni nesil tam otomatik vitesler yani tiptronik araçlar. ( triptronik değil.) Bu tiptronik araçlar tam otomatik vitesin yanında size vites değiştirme özelliğide veriyor. Kiminde vites üzerinden kiminde ise f1 vites dediğimiz direksiyon arkası kulakçıklardan vites değişebiliyorsunuz.

Şimdi bi tiptronik size ne avantaj sağlıyor? Öncelikle pedal sayısı 2. Kendinizi alıştırmışsanız 2 ayakla kullanmak düz vitese göre büyük avantaj. Eğer kendinizi alıştırmamışsanız ve tek ayak kullanıyorsanız sürüş açısından burada avantajımız yok.

Esas avantaj tiptronik lerde ki vites değiştirme hızındadır. Bir tiptronik araçta çok hızlı vites değişimi sağlarsınız. Aynı değişimi aynı aracın manuelinde daha yavaş yaparsınız. Elinizle vites değişirken debriyaja bas geri çek vites değiş vs.. işleri tiptronik direksiyonun arkasındaki kulakçıkla yaparken 2 elle direksiyonu tuttuğunuzdan manevra kabiliyetiniz de üst düzeyde kalacaktır.

Sonuç olarak tiptronik bir araçta

  • daha hızlı fren
  • daha hızlı mavera
  • daha hızlı vites değişimi
  • daha güvenli sürüş
  • daha konforlu sürüş

sağlarsınız.

ferrari otomatik vites

Böyle bir araçla karşılaştığınızda vites aramayın 🙂

Golf 7


Dünyada ve ülkemizde en çok tanınan otomobil modellerinden biridir volkswagen golf. Alman otomobil devi Volkswagen tarafından ilk olarak 1974 yılında piyasaya sürülen Golf dünyanın en uzun soluklu araç modellerinden biri olmuştur. Yıllar içinde yenilenen Golf modelinin önce ikinci sonra üçüncü derken 2012 yılında da yedinci modeli piyasaya çıkmıştır. İlk yıllarında ucuzluğu ile tercih sebebi olan Golf artık kalitesiyle tercih sebebi olmaktadır.

Bakalım Golf 7 ‘nin fotoğraflarıda kaliteli mi ?

Fotoğrafları https://binekarac.vw.com.tr/golf.aspx sitesinden aldım. Fotoğraflar çok yüksek olmasada yeterli bir çözünürlükte yüklenmiş. Ben konuya biraz küçülterek ekledim ancak kendi websitelerinde orjinal hallerine bakabilirsiniz.

 

golf 7 arka deri koltuklar

İlk fotoğrafımızda Golf 7 ‘nin arka koltuklarını görüyoruz. Direkt pahalı bir görümüm veren komple deri koltuklar dikkat çekiyor. Ön ve arka perdelerde arabaya film takmaya alternatif oluşturmuş. Özellikle arka emniyet kemerine dikkat çekilmiş olabilir en azından benim dikkatimi çekti. Arka koltuk başlıklarıyla aslında 2 kişilik olan arka koltuklara gerekirse 3 kişide oturabileceğine dikkat çekilmiş. Siz yinede benim boyutlarımda 2 kişi oturtun.

 

 

golf 7 ayna sinyal

İkinci Golf 7 fotoğrafımızda ise mavi renkli bir Golf 7’yi soldan özellikle sinyalli aynaya dikkat çekerken görüyoruz. Işıklandırma daha iyi olabilirdi çünkü aynanın ön tarafı karanlıkta kalmış. Yine sinyal çalışıyor olsaydı daha çok dikkat çekebilirdi. Otomobil fotoğrafları kesildiğinde bütünlüğü veremiyor her ne kadar detaya dikkat çekilmek istensede daha geniş bir açık kullanılabilinirdi.

golf 7 beyaz sağ profil

Üçüncü fotoğrafımızda ise soldan yüksek ışıkla gözümüze sokulan bir otomobil görüyoruz. Açıkcası bu fotoğrafta neye dikkat çekilmiş çözmek zor. Bu kadar yoğun ışık insanın dikkatini bozuyor.

 

golf 7 gri şehirde gökdelenler

Golf 7 nin bu fotoğrafında aracın konumu iyi yapılmış. Sol ve sağ köşelerde gökdelenler aracın arkasında ise herhangi bir bina yok. Arka plan photoshop ile eklenmiş gibi gözüküyor. Bu arkaplan ve otomobille çağımızın otomobili, teknolojik ve geleceğe uygun gibi kavramlar aklıma geliyor. Araca gelirsek orta çözünürlükte ki bu fotoğrafta bir çok detayı görebiliyoruz ancak yinede yüksek bir netlikten söz etmek imkansız.

 

 

golf 7 gri şehirde gökdelenler sol profil

Bir önceki fotoğrafın tam tersi şeklinde ki bu fotoğrafta golf 7’nin arka çarprazdan görünümü var. Otomobil fotoğraflarını genelde bu profilden seviyorum. Çarpraz şekilde çekilmiş hem aracın bir tarafını komple görüyoruz hemde arkasını komple görebiliyoruz. Arabanın estetiğine dikkat çeken bir başka fotoğraf.

 

golf 7 gri şehirde

Bu fotoğrafta Golf 7 şehrin içine inmiş ve havaalanı yolunda durmuş. İlerde gördüğümüz insanlarla ne anlatılmak istenmiş olabilir bilmiyorum ancak yine güzel profilden çekilmiş aracı bize estetik şekilde gösteren bir başka fotoğraf.

 

golf 7 iç ön

Bu fotoğrafımızda Golf 7’nin içini konsoldan görüyoruz. Ortalama çözünürlükte olduğundan detaylara zoom yapamıyoruz maalesef. Aracın dışı genelde karanlıkta bırakılmış. Güzel bir manzaraya gidiyor olsaydık belki daha iyi olabilirdi ancak burada sanırım fotoğrafçı ön konsola odaklanmamışı istemiş. Madem ön konsola ve ayrıntılara odaklanacaz o zaman daha kaliteli bir çözünürlük olmalıydı.  Hani sağ torpido ve üstünde ki airbag yazısı, pedallar, vites , müzik sistemi üzerinde ki tuşlar …vs daha belirgin olabilirdi.

 

golf 7 pedallar

Bu fotoğraftan görebildiğimiz kadarıyla düz vites Golf 7 nin 3 pedalı var. Burada görebileceğimiz başka bir ayrıntı yok. Diz airbagi olduğunu anlayabiliyorum ancak bir önceki fotoğraf daha kaliteli ve yüksek çözünürlükte olsaydı bu fotoğrafa hiç gerek bile olmazdı.

 

golf 7 tekno notebook

Yine yüksek ışıkla çekilmiş bu fotoğrafta gazetesini okuyan, kahve içen ve notebook üzerinden volkswagen web sitesine bakan modern bir erkekle, dışarıda ki 5 kol jantlı beyaz bir Golf 7’yi görüyoruz. Hani kahvesini içen gazete okuyan biriyseniz bu araba size uygundur deniyor olabilir. Yada arabasını gözünün önünden ayıramayan hem ekrandan inceleyen hemde gözünün önüne park eden birine gönderme yapılıp bir Golf 7 alırsanız onu gözünüzün önünden ayıramazsınız sürekli görmek istersiniz ona aşık olursunuz denmek istenmiş sanırım.

 

Genel olarak Golf 7 fotoğrafları orta kalite ve çözünürlükte. İnsan tabi piyasa liderlerinden olan volkswagen otomobil firmasının web sitesinin daha kaliteli fotoğraflarla dolu olmasını bekliyor ancak bu beklentimize volkswagen cevap vermemiş.   Sağlık olsun.

Geely


Geely çinli otomobil üreticilerinden biri. Ülkemizde de satışlarını artırmaya çalışan geely’nin web sayfasını ve fotoğraflarını incelemeye alalım. Geely incelememiz için geely’nin şu an en popüler modeli geely emgrand ec7 fotoğraflarını aldım.

Öncelikle diğer rakip marka ve modellerde yüksek çözünürlüklü fotoğraflar , videolar ve hatta 360 derece fotoğraflar varken geely emgrand ec7 neden ayrıntıları gösterecek kalitede fotoğraf kullanmamış ? geely emgrand ec7 arabasına güvenmiyor mu ?

 

 

geely arka koltuk dirsekliği

İlk aldığımız geely emgrand ec7 fotoğrafı için arka koltukları ve arka koltuk dirsek yaslama ve içecek gözünü bize göstermek istemişler ancak bu kadar küçük bir fotoğraftan ürünün kalitesini anlayamıyoruz. Geely emgrand ec7 lux bir aracın arka koltuğu izlenimi göstermeye çalışmış ancak bu kadar düşük çözünürlükte bunu anlamak zor.

 

 

geely arka stop

2. geely emgrand ec7 fotoğrafımızda geely emgrand ec7 ‘nin arka camın altında bir fren lambası olduğunu anlıyoruz. O kadar küçük bir fotoğraf ki herhangi bir şey anlamak imkansız. Hatta başka marka bir araba bile sanabiliriz.

 

 

geely arka

3. geely emgrand ec7 fotoğrafımızda gözüm boş plakalığa takılıyor ancak sanırım bu fotoğrafta geely emgrand ec7 arabamızın park sensörü olduğunu ve en altta da stop ışıkları olduğunu göstermek istemişler. Yine diğer fotoğraflar gibi bu fotoğrafta çok düşük kalitede.

 

geely ayna arkası ışık

4. geely emgrand ec7 fotoğrafımızda aynalarda sinyal ışığı olduğunu göstermek istemişler. Yine fotoğrafımızın çözünürlüğü çok düşük ancak uzun pozlama yapılıp ışıklar güneş ışığı gibi parlatılmış.

geely dışardan gri

5. geely emgrand ec7 fotoğrafımızda yan profilden görünüm var. Yine fotoğraf çözünürlüğü çok düşük olduğu için zoom yapamıyoruz. Yinede 6 kollu jantlara dikkat çekilmek istenmiş olabilir.

 

 

geely dışardan siyah

6. geely emgrand ec7 fotoğrafımızda ön sağ profilden görünüm alınmış. Yine demeden geçemeyeceğim fotoğraf çok kalitesiz hiçbir ayrıntıyı anlayamıyoruz.

 

geely kapı kolu

7. geely emgrand ec7 fotoğrafımızda geely kapı kolunu gözümüze sokmuş ama bu kadar düşük kalite ve küçük bir fotoğrafta nedir ne değildir hangi arabanın kapı koludur anlamak mümkün değil. Kesin olan tek şey geely emgrand ec7 otomobilinde kapı kolu var.

 

 

geely koltuk

8. geely emgrand ec7 fotoğrafımızda uçan bir koltuğumuz var. Koltukla alakalı hiçbir ayrıntıyı çözemiyoruz ama görebildiğimiz kadarıyla 2 adet ayarlama kolu var.

geely ön koltuk dirsekliği

9. geely emgrand ec7 fotoğrafımızda ön koltukların arasında bir dirsek dayama konsolu olduğu ve içinede 1-2 ürün koyabileceğimizi artı olarakda bardak koyma bölümü olduğunu görebiliyoruz. Yine fotoğraf çözünürlüğü ve netliği çok düşük kalitede.

 

geely ön sol far

10. geely emgrand ec7 fotoğrafımızda farları görebiliyoruz. Evet kesinlikle geely emgrand ec7’nin farları var.

 

geely ön sol kapı içi

11. geely emgrand ec7 fotoğrafımızda ön kapı kolu içini görüyoruz. Burada bu kadar düşük çözünürlükte anlayabileceğimiz pek bir şey yok. Hoparlör var ve ufak eşya gözleri var.

 

geely ön tampon

12. geely emgrand ec7 fotoğrafımızda ön tampon altında ki sis farlarını görebiliyoruz. Başkada bir şey anlayabileceğimiz bir çözünürlük yok.

 

 

geely şampanya

13. geely emgrand ec7 fotoğrafımızda çözünürlük ve netlik o kadar kötü ki gerçek bir araç mı yoksa bir maket mi anlayamıyoruz. Güzel gözüken bir maket araba gibi.

geely üstten

14. geely emgrand ec7 fotoğrafımız güzel gözükmekle beraber bu çözünürlükte acaba üstü açık bir modeli mi var yoksa üstü kapalı modeli üstten çekip mi göstermişler anlamak için müneccim olmak gerekiyor.

emgrand hb

15. fotoğrafta özellikle bu fotoğrafı seçtim. Bu geely emgrand hb modelinin fotoğrafı. Yine çok düşük boyutlarda ve çözünürlükte ancak bu kadar basit bir fotoğraf, bu kadar basit bir photoshop cidden komik geldi.

 

Genel olarak tüm fotoğrafları incelediğimde bu kadar kalitesiz bu kadar kötü fotoğraflara sahip başka bir otomobil sitesi var mıdır diye merak ettim. Bu fotoğraflara bakarak kesinlikle Geely alınmaz.

Yutu


Çin mitolojisinde ay tanrıçası olan Chang’in evcil tavşanı olan yutu aynı zamanda Çinlilerin aya yolladığı uzay araçlarının da adıdır. Biz her ne kadar piyasada kalitesiz çin ürünlerine alışmış olsakta çinliler her tür ve her kalitede ürünü muadillerinden çok daha ucuza üretmeye devam ediyor. 1950’lerde kızışan uzaya gitme yarışı son yıllarda biraz aksatılıyor buna neden olarakta uzaya gitmenin çok pahalı olması gösteriliyor. Benim gibi bu dünyada istediğini bulamayıp yeni dünyaları merak edenler için çok ümit verici gelişmeler yaşanmıyordu ki imdadımıza YUTU yetişti.

Çinli abilerimiz bilim adamlarımız 1 aralık 2013 tarihinde kahraman yutu’yu yürü be yutu diyerek aya yolladılar. Yolda fazla mola vermeyen yutu uğurlu sayı olan 13 günde yolculuğu tamamlayıp 14 aralıkta aya ulaştı. Aya gider gitmez özgürlüğünü ilan eden yutu ile çinli abilerimiz ara sıra iletişim kuramadılar. Çinlilerin whatsapp mesajlarına mavi tik olmasına rağmen bazen cevap vermeyen yutu çinli abilerimizi korkutsada iki buçuk yıldan fazla ayda görev yaptıktan sonra benden bu kadar diyip emekliye ayrıldı. Şuanda işlevselliği olmayan yutunun ayda ne yaptığını bilmiyoruz.

Yutudan çok memnun kalan çinli bilim adamı abilerimiz şimdi yutuya yeni bir arkadaş gönderip bu seferde ayın karanlık tarafında Transformers arayacaklar. ABD’nin çok önce bıraktığı, Sovyetlerin en son 1976 da araç gönderdiği aya yeniden ilgi oluşması sevindirici. Belki tekrar bir uzay yarışı olurda dünyada ki binbir pislik yerine bunları izleriz.

yutu

Yutu’nun çektiği fotoğraflardan biri. Gördüğümüz kadarıyla ayda irili ufaklı bir çok taş bulunuyor ve yerler kumluk. The martian filminde Matt Damon abimiz biraz organik gübreyle marsta patates yetiştirmişti. Tarımcı abilerimize sormak lazım bu ay çoraklarında patates yetişirmi ? Fotoğrafa geri dönersek yutu elindeki şartlara göre oldukça iyi bir fotoğraf çekmiş. Kendisini tebrik ediyoruz.

yutu mars taşlar

Fotoğrafçı Yutu bu fotoğrafta yerdeki taşlara odaklanmış. Aralarında en önde ve büyük olan ispatıdır ki bu topraklara henüz bizim Türklerden kimse gitmemiş. Eğer bizimkiler gitseydi bilimum anlamlı söz yazarlardı o taşa. Fotoğrafçı yutu ayda çekecek pek bir şey bulamadığı için genelde taşlara odaklanmış.Yanına keşke bir macro lens alsaydın Yutu.

yutu cumhuriyeti sınırları

Ayın büyüklüğünü gören ve heryerini işgal edemeyeceğini anlayan Yutu bir zaman sonra kendi sınırlarını çizmiştir. Bu sınırların içinde yeni bir cumhuriyet kurmuş olabilir. Nispeten en az taşlı ve tarıma uygun toprakları seçimiş olduğunu düşünüyoruz.

 

Fotoğrafçı Yutu’nun bir çok fotoğrafı daha vardır ancak hepsini buraya yükleyemeyeceğim. Görmek isteyenler  Emily Lakdawalla tarafından kurulan The Planetary Society websitesini http://planetary.org/ adresinde takip edebilir yada Yutunun tüm fotoğraflarını amazon üzerinde http://planetary.s3.amazonaws.com/data/change3/pcam.html adresinde görebilirler.

Yürü be yutu kalbimizde yaşıyorsun.

İngilizce sayılar


İngilizce bilmeyenler bile artık en azından ingilizce bir kaç kelime öğrenmeli. İngilizce bir kaç kelimenin yanına birde ingilizce sayıları bilirseniz yurtdışında hayatınızı oldukça kolaylaştırırsınız. Bir ürünü gösterirsiniz ve kaç adet olduğunu ingilizce söylersiniz. Kaç para ödeyeceğiniz, para üstü , kaç numaralı otobüse bineceksiniz, kaçıncı caddeye gideceksiniz şeklinde bir çok yerde işinize yarayacaktır. Tabi anane usulüyle parmaklarınızla da gösteebilirsiniz ama yeterli parmağınız yok 🙂

Şimdi ingilizce sayılara geçelim.

0 zero şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : zirou
1 one şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : van
2 two şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : tu
3 three şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : tıri
4 four şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : for
5 five şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : fayf
6 six şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : siks
7 seven şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : sevın
8 eight şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : eyt
9 nine şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : nayn
10 ten şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : ten
11 eleven şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : elevın
12 twelve şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : twelf
13 thirteen şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : törtiin
14 fourteen şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : fortiin
15 fifteen şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : fiftiin
16 sixteen şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : sikstiin
17 seventeen şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : sevıntiin
18 eighteen şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : eytiin
19 nineteen şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : nayntiin
20 twenty şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : tüventi
21 twentyone şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : tüventi van
22 twentytwo şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : tüventi tu
23 twentythree şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : tüventiy tırii
24 twentyfour şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : tüventiy for
25 twentyfive şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : tüventiy fayf
26 twentysix şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : tüventiy siks
27 twentyseven şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : tüventiy sevın
28 twentyeight şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : tüventiy eyt
29 twentynine şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : tüventiy nayn
30 thirty şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : törtiy
31 thirtyone şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : törtiy van
32 thirtytwo şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : törtiy tu
33 thirtythree şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : törtiy tıri
34 thirtyfour şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : törtiy for
35 thirtyfive şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : törtiy fayf
36 thirtysix şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : törtiy siks
37 thirtyseven şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : törtiy sevın
38 thirtyeight şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : törtiy eyt
39 thirtynine şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : törtiy nayn
40 forty şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : fortiy
41 fortyone şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : fortiy van
42 fortytwo şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : fortiy tu
43 fortythree şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : fortiy tıri
44 fortyfour şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : forty for
45 fortyfive şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : fortiy fayf
46 fortysix şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : fortiy siks
47 fortyseven şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : fortiy sevın
48 fortyeight şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : fortiy eyt
49 fortynine şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : fortiy nayn
50 fifty şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : fiftiy
51 fiftyone şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : fifti van
52 fiftytwo şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : fifti tu
53 fiftythree şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : fift,itıri
54 fiftyfour şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : fifti for
55 fiftyfive şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : fifti fayf
56 fiftysix şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : fifti siks
57 fiftyseven şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : fifti sevın
58 fiftyeight şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : fifti eyt
59 fiftynine şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : fifti nayn
60 sixty şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : Siksti
61 sixtyone şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : siksti van
62 sixtytwo şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : siksti tu
63 sixtythree şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : siksti tıri
64 sixtyfour şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : siksti for
65 sixtyfive şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : siksti fayf
66 sixtysix şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : siksti Siks
67 sixtyseven şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : siksti sevın
68 sixtyeight şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : siksti eyt
69 sixtynine şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : siksti nayn
70 seventy şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : Sevınti
71 seventyone şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : sevınti van
72 seventytwo şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : sevıntı tu
73 seventythree şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : sevıntı tıri
74 seventyfour şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : sevıntı for
75 seventyfive şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : sevintı fayf
76 seventysix şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : sevıntı siks
77 seventyseven şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : sevıntı sevın
78 seventyeight şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : sevıntı eyt
79 seventynine şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : sevıntı nayn
80 eighty şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : eyti
81 eightyone şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : eyti van
82 eightytwo şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : eyti tu
83 eightythree şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : eyti tıri
84 eightyfour şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : eyti for
85 eightyfive şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : eyti fayf
86 eightysix şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : eyti siks
87 eightyseven şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : eyti sevın
88 eightyeight şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : eyti eyt
89 eightynine şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : eyti nayn
90 ninety şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : naynti
91 ninetyone şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : naynti van
92 ninetytwo şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : naynti tu
93 ninetythree şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : naynti tıri
94 ninetyfour şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : naynti for
95 ninetyfive şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : naynti fayf
96 ninetysix şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : naynti siks
97 ninetyseven şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : naynti sevın
98 ninetyeight şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : naynti eyt
99 ninetynine şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : naynti nayn
100 Ahundred şeklinde yazılırken türkçe okunuşu da böyledir : a handırid

 

Hazır sayılardan bahsetmişken beğendiğim bir fotoğrafı ekleyeyim :

ingilizce sayılar

Bu fotoğrafı “Lost Illusions” nikli bir fotoğrafçı çekmiş. Ben düşük kalitesini buraya yükledim daha yüksek kalitede görmek için https://500px.com/photo/74573707/numbers-by-lost-illusions adresine gidebilirsiniz.

Fotoğrafçı bu fotoğrafı 23 Haziran 2014 tarihinde paylaşmış. O tarih için düşük kalite diyebileceğimiz Canon EOS 600D ile çekilmiş. Büyük ihtimallede kit lens kullanmış Canon EF-S 18-55mm f/3.5-5.6 IS II SLR Lens. Hani hepimizin beğenmediği hemen makineden söküp attığı lens. Alt sınıf Canon DSLR makinelerle standart gelen bu kit lens , 2-3 fotoğraf çekip istediğini elde edemeyen fotoğrafçılar tarafından hemen makineden fırlatıp atılır. Fotoğrafçımız ise hayal gücü ve kendi yeteneğiyle lens ve makineden maksimum performans alma yolunu seçmiş. Lensi maksimum zoom oranına 55mm’ye çekmiş. Lensin 55mm de verebileceği en düşük diyafram değerini seçmiş. 5.6. Eldeki malzeme ile yapılabilecek en kaliteli fotoğraflardan biri. Fotoğrafçımızı tebrik ediyorum.

Criminal (2016)


Criminal filminin konusunu  “Görevden alınmış bir CIA ajanının hatıraları ve yetenekleri, neler yapabileceği kestirilemeyen ve tehlikeli bir adamın zihnine aktarılır.” okuduğumda ilgimi çekmişti. Filmin kadrosu da oldukça dikkat çekici. Başrolde olan Kevin Costner ustanın yanında Gary Oldman ve Tommy Lee Jones gibi 2 büyük usta daha bulunmakta. 3 büyük usta aktörün yanında filme güzellik katması için bir de Gal Gadot bulunuyor. Kağıt üstünde bu 4 oyuncunun olduğu bir filmi izlememek bir hatadır. Bu kadroya göre çok zayıf bir yönetmen olan Ariel Vromen’ı nispeten başarısız 2012 yapımı The Iceman filminden tanıyoruz. The Iceman dışında 1-2 küçük projede de yönetmenlik yapan İsraillli 1973 doğumlu Ariel Vromen’ın herhangi bir yönetmenlik başarısı bulunmuyor. Criminal filminde senarist olarak yine çok büyük başarıları olmayan Douglas Cook ve David Weisberg isimlerini görüyoruz. Senarist ikilimiz toplamda 5 filmin senaristliğini yaparken son filmi çekilen senaryoları 1999 yılında. Sonuç olarak ümit vermeyen bir yönetmene ve iki senariste karşın 3 büyük usta aktör ve bir güzel aktrisin hatrına filmi izlemeye karar verdim. Kevin Costner , Gary Oldman, Tommy Lee Jones ve Gal Gadot bir cafede bir masada oturup güncel muhabbet etseler bile izlenir fikri bende hakim oldu.

 

Filmin konusundan acaba biraz bilim kurgu çıkarmı beklentisindeydim ancak filmin bilim kurgu yönü çok yüzeysel ve basit kalmış. Film deyip geçmek gerekiyor. Ana karakterimiz Jericho Stewart küçükken bir kaza geçiriyor ve aldığı beyin hasarıyla pek bir şey öğrenemeyen hatırlayaman duygusuz manyak bir psikopat olarak ömrünü hapislerde geçiriyor. Sevmek , acımak , ağlamamak gibi duygulardan bi haber. Çok başarılı ve üst düzey bir CIA ajanımız ise dünyayı kurtarmaya çalışırken ölüyor. Dr. Franks rolünde ki Tommy Lee Jones abimiz yıllarını bir canlıdan diğer bir canlıya hafıza aktarımı üzerine geçirmiş ancak sadece fareler üzerinde deney yapabilmiş soğuk duygusuz basit bir doktor rolünde. O güne kadar sadece fareler üzerinde çalışan doktorumuzdan zamanla yarışan CIA yardım istiyor ve kendileri hemen ekipmanlarını ve asistanlarını alıp bir uçağa atlayıp hafıza nakli yapamaya gidiyor. Sanki bir evde tesisat bozulmuş hemen bir kaç tornavida ve kalfasını alıp gelmiş usta. Tereyağından kıl çeker gibi bir anda kahraman ama ölü CIA ajanımızın hafızasını bizim psikopat Jericho abimize aktarıyor. Ne ameliyat hazırlığı ne ameliyat sonrası rehabilitasyon. Diş çektirsen o kadar çabuk ayağa kalkamazsın ancak büyük bir psikopat olan Jericho hafızasına bir kaç GB veri yüklendikten sonra canavar gibi aksiyonlara başlıyor. Ameliyattan sonra hemen 1 saniyede hatırlayamadığını gören CIA ise hemen ben oynamıyorum deyip Jericho’yu  yüzüstü bırakıyor. Normal bir insan bile basit bir beyin ameliyatı olsa hemen uyandırıldığında geçmişi hatırlamayabilir. Beyin ameliyatı olmadım ama olanlar varsa yorum yapabilir. Beyin ameliyatı olup hemen uyanıp facebook’ta kedi fotoğrafı mı beğeniyorlar.

 

Tek amacı psikopatlık olan Jericho yeni elde ettiği hafıza ile neyin peşinde koşacağını şaşırıyor. Hapisten çıktığı ve sonrasında 2 polisi öldürerek kaçtığı için izini kaybettirerek kaçmalı mı , yoksa bir anda hafızasında beliren bir çanta dolusu paranın peşine mi düşmeli , yoksa kendisine nakledilen hafızanın sahibi CIA ajanının ailesinin yanına mı gitmeli yoksa teroristlerle savaşıp dünyayı mı kurtarmalı? Psikopat Jericho’muz için 4 farklı alternatif bulunmakta.

 

Bu arada filmin diğer aktörleri olarak CIA’in tek derdi teroristleri durdurmak ve bunun içinde herşeyi yapmayı göze alıyorlar. Ölen adamdan hafıza transferi, psikopattan medet umma, şehir içinde çatışma, en başta ölen ajanımızın ailesi için onlar bizim sorunumuz değil biz amacımıza bakalım demeler. CIA tek bir amaca kilitlenmiş ve kalan hiç bir şey umrunda olmayan kötü karakterli bir kurum şeklinde gözüküyor. Filmde ki bir başka aktörümüz ise dünyada ki düzeni yok etmek isteyen  Xavier Heimdahl isimli bir adam. Amacı ne, nerden gelmiş ne yapar ne içer. Hiç bilmiyoruz. Bu kadar basit işlenmiş, bi işe yaramayan başka bir kötü karakter göremeyiz sanırım. Bir diğer karakterimiz ise The Dutchman kod adlı Jan Strook. The Dutchman çok büyük bir internet korsanı, amerikan ordusunu hacklemiş istediği gemiden ateş ediyor istediği bombayı batlatıyor hepsini de bir basit notebook ta yazdığı basit bir programla yapıyor. Bu programı da bir USB belleğe yüklediğinde o USB belleği kime verirse amerikan ordusunu o yönetiyor. Yersen. Bu kadar basit mi ? Koskoca amerikan ordusu bu kadar aciz ve bu adamı durduramıyor günlerce. Yersen. Yiyelim ne yapalım film izliyoruz. Bu arada The Dutchman aslında iyi bir çocuk, bombaları nukeleri patlatmak istemiyor. Bu büyük gücü filmde ki gerçek kötü olan Xavier Heimdahl’a vermek istemiyor ancak Ruslara satmak istiyor. Bu kadar güçsüz basiretsiz beceriksiz Ruslarıda başka filmde göremezsiniz. Amerikan ordusunu yönetecek bir USB var ortada ve Ruslar sadece 3 tane dandik ajan yolluyor bu USB’yi ele geçirmek için onlarda balıkçı teknesiyle gelip London Üniversitesi kampüsünde çarpraz ateşte ölüp gidiyorlar.

 

Sonuç olarak bizim sevgili senaristlerimiz ve yönetmenimiz diyor ki CIA yani ABD kendi menfaatlerini gözetmek için her şeyi yapar küçük kız çocuğunu bile ölüme gönderir, Ruslar çok güçsüz beceriksiz , kötüler çok kötü ama niye belli değil ve dünyanın tek şansı bir psikopat geri kalan herkes kötü. Herkesin menfaat peşinde koştuğu filmde bizim psikopat Jericho’muzun ise 4 tercihi vardı ve ne hikmetse Jericho canını malını feda edip kendisine yüklenen hafızanın sahibinin kızını ve karısını kurtarmak için dünyayı bile feda ediyor. Çok zeki hareketlerle Jericho hem dünyayı kurtarıyor hemde tüm kötüler tek tek ölüyor ve sonuçta hafızasını aldığı adamın karısını ve kızınıda alıp plajda gün batımına doğru ilerliyor.

 

Böyle bir oyuncu kadrosunu bu kadar kötü oynatabilmek büyük başarıdır. Senaristler bilimden bi haber, teknolojiden bi haber, aksiyondan bi haber. 1980 lerde çekilmiş olsa idare ederdi ancak 2016 yılı için çok basit bir film gerçi bizim senaristlerde en son 1999’da senaryo yazmışlar 1990 larda kalmışlar. Hadi konu kötü saçma beceriksiz bunu aksiyonla örtecek beceride bir yönetmende olmayınca ortaya çok kalitesiz bir film çıkıyor. Kevin Costner ne kadar kötü rol yapabilir, Gary Oldman ne kadar basit kalabilir, Tommy Lee Jones ne kadar karizmasız olabilir, Gal Gadot ne kadar çirkin gözükebilir diye sorulara al işte bu kadar diyen kalitesiz bir film.

Gano Excel


İncelememize konu alan site ganoexcel*com*tr. Tabi incelememe başlamadan önce gano excel nedir merak ettim açıkcası. Gano excel Ganoderma Lucidum mantarı üzerine çalışmalar üretip bir nevi alternatif tıp ürünleri üreten bir firma. Gano Excel ürünleri için yorum yapmak benim uzmanlık alanım değil o yüzden

  • gano excel faydalı mı ?
  • gano excel zararlı mı ?
  • gano excel işe yarar mı ?
  • gano excel faydaları neler ?

şeklinde sorularınıza cevap veremeyeceğim , bu tarz sorularınıza ancak gano excel kullananlar tecrübelerini yorum olarak yazarsa bir cevap bulabilirsiniz.

Gelelim fotoğraf incelememize ,

 

gano excel yönetim kurulu

Gano excel yönetim kurulu fotoğrafı denmiş ancak sanki bir kaç arkadaş bir araya gelmiş ve bir lobide fotoğraf çektirmiş. Bir yönetim kurulunun bir toplantı odasında çekilmesi daha doğru olabilirdi. Tekli koltukta oturan kişi sanırım Gano excel firmasının sahibi. Sahibi değilse de vucüt dili ben buraların ağasıyım diyor. Diğerleri ise en soldaki gülen abimiz hariç çok tedirgin. Bizim burda ne işimiz var utangaçlığındalar. Her Gano excel yönetim kurulu üyemizde de yeşil bir yüzük var. Gano excel firmasının resmi yüzüğü sanırım. Ne yüzüğü olduğunu bilen yorumlasın. Fotoğrafta netlik çok düşük orta kalite bir cep telefonu ile çekilmiş gibi duruyor. Hiçte yönetim kurulu havası vermeyen bir fotoğraf.

gano excel türkiye ofisi

Gano excel Türkiye ofisi tanımıyla bu fotoğraf bu kadar küçük boyutla eklenmiş. Normalde bu fotoğrafa tıkladığımızda gano excel Türkiye ofisi nin ve çalışanlarının bir çok fotoğrafının çıkmasını beklerken ortaya 0 fotoğraf çıkıyor. Gano excel Türkiye ofisi fotoğraf konusunda sınıfta kalmış. Bu fotoğraftan çözebileceğimiz hiç birşey yok. İnsan buna bakınca gano excel’in Türkiye ofisi olmadığını düşünebilir.

gano excel fabrika

Gano excel fabrika fotoğraf galerisinin tanıtım fotoğrafı olan üstteki fotoğrafın da maalesef büyük boyutu yüklenmemiş. Bu haliyle çok yorum yapılamayabilir ancak oldukça photoshop yapılmış sahte bir fabrika fotoğrafı izlenimi uyandırıyor.

gano excel ürünler

Gano excel fabrika fotoğrafları içinde bulunan bu fotoğrafta diğer fotoğraflara göre nispeten daha iyi bir ekipmanla çekilmiş ancak netleme yanlış yapılmış. Düşük diyafram değeri ile çekilen fotoğrafta netlenmesi gereken gano excel ürünü olması gerekirken fabrika malzemeleri netlenmiş.

gano excel ürünleri üretimi

Sitede birkaç fabrika fotoğrafı daha var ancak bazılarında çözünürlük çok düşük genelinde renk sorunu var ve ne yapıldığı belli değil.Diğer gano excel fabrika fotoğrafları gibi üstteki gano excel fabrika fotoğrafında fotoğraf çekimi olarak ne yapılmaya çalışılmış pek belli değil. Renklerle o kadar çok oynanmış ki laboratuvar çalışanımız mavi renkli olmış. Kolları ve yüzü mavi sanki avatar filmindeyiz. Elindeki malzemelerde mavi rengini almış. Alternatif tıp ürününde ben açıkcası doğallık beklerim ancak bu fotoğraf bize gano excelin baya kimyasal aktivitelerden geçen bir ürün olduğu izlenimi uyandırıyor. Belki firma çok modern bir laboratuvarı olduğunu göstermeye çalışmış ancak amaç ürünü pazarlamak laboratuvarı değil. Bu nedenle kimyasal maddeleri gören biri olarak gano excel ürünü almayı yeniden düşündürür insanlara.

gano excel eğitimcinin eğitimi

Gano excel eğitimcinin eğitimi kategorisinde bu 3 fotoğraf var ancak kim kimi eğitiyor, niye eğitiyor ? Masalarda beden dili eğitimi kitapçığı var. Ürünlerimizle beden dili eğitimini ilişkilendiremedim.  3 günlük özel liderler eğitim toplantısı 5k kartallar eğitim kampı yazan bir poster önünde ellerinde ki içeceklerle poz veren bir kaç insan görüyorum. Gano excelle bağlantısını kurmak imkansız. En azından bir kaç yorum , bilgi yazılsaydı fotoğraf altlarına. Kişisel tahminim gano excel satmaya çalışanların liderlerine beden dili eğitimi verilerek daha çok gano excel satmaları sağlanmaya çalışılıyor. Gano excelin ürünlerini sattırmak için eğitim verdiğini sitesinde yayınlamasıda gano excel satışlarını olumsuz etkileyecek bir faktördür.

gano excel ödül töreni 2012

Gano excel ödül töreni 2012 kategorisinde eklenen bu fotoğrafların çoğunada bir anlam vermek mümkün değil. İlk fotoğrafta İstanbul Atatürk Havalimanında elinde çiçekli bir adam ve çevresinde hepsi farklı alemde insanlar. Fotoğrafın netliğinden hiç bahsetmek bile istemiyorum , fotoğrafta net olan tek şey fotoğrafın net olmadığıdır. 2. fotoğrafta ise oturan 3 görevli ve çevresinde birkaç kişi birşeyler yapıyorlar. Ne yapıyorlar ? Bilmiyorum gano excelin geleceğini kuruyorlar sanırım. Genel olarak bu fotoğraflar ödül töreninin nne  olduğunu, kime neden niçin kim tarafından ödül verildiğini açıklayamıyor. Herhangi bir kişinin elinde de bir ödül gözükmüyor.

Gano excel ödül töreni 2014 kategoriside bulunmakta ancak geçen 2 yılda çok bir gelişme kaydedilmemiş. Yine neyin ne olduğunu anlayamayan kalabalık içinde ne yaptığını bilmeyen insanlarla dolu birkaç fotoğraf var.

2010 MALEZYA GEZİSİ

2010  MALEZYA GEZİSİ kategorisinde eklenmiş bir fotoğraf. Güzel eğlenen abiler var iyi hoş da bu facebook ta paylaşılan eğlenceli bir tatil fotoğrafı gibi olmuş. Kurumsal olması gereken büyük bir firmanın web sitesinde ne işi var ? Hemen sağda ki EXIT ten kaçmak lazım.

2010 MALEZYA GEZİSİ yılan

Şimdi bu fotoğraf gano excel sitesinde bulunuyorsa insan şöyle düşünebilir sanırım gano excelin içinde yılan var. Elde yılan, gözler yerinden fırlamış, sağda küçük bir kız, az ilerde masada çalışan biri, kırmızı tabure üzerinde alet çantası, yerde  içinde başka bir sıvı olan cola pet şisesi, arka planda dağlar. Güzel bir anı fotoğrafı da ne alakamız var gano excelle?

 

 

Genel olarak gano excel Türkiye sitesin de ki fotoğraflar oldukça düşük kaliteli, netlikten uzak, amaçtan uzak, üründen uzak öylesine cep telefonu ile çekilmiş anı fotoğrafları gibi duruyor. Açıkcası bu fotoğrafları inceledikten sonra ben neden bu firmadan ürün alayım ki? Belki de dünyanın en faydalı ürünleridir gano excel ama sitede ki fotoğraflar ürünü bırak gel halay çekelim modunda.